Adem (Şırnak ) ,   Özel harekat gelsin şu dağları inletsin...    |           Adem (Şırnak ) ,   Özel harekat gelsin şu dağları inletsin...    |           Tamer Yüksel CETIN (Almanya Aalen) ,   Osman Öztunctan Üsküdar i calarsaniz sevinirim...    |           Naci (Cezayir) ,   Basbuglsr olmez...    |           Osman (İstanbul ) ,   Mustafa yıldızdoğandan bizim türkümüz çalabilir misiniz ...    |           Sabri (İstanbul fatih) ,   Üsküdar yanıyor sarkiai...    |           Muhammet ( istanbul sultanbeyli) ,   Ozan ünsal türküm türküm türküm ben şarkısını canlarmışsınız ...    |           Volkan (İstanbul) ,   Asenam...    |           Halil (Karapınar) ,   Ahmet şafak tan ay yıldız kolye rica ediyorm...    |           Kubılay ,   Manısa ulku ocakları selam aleykümselam Ahmet şafak olsun...    |           kadir (şanlıurfa ) ,   Diriliş erturul ...    |           Bedri (Birsa) ,   Şehitler ölmez vatan bölünmez calarmisiniz ...    |           Bekir (Kayseri) ,   Delikurt ...    |         
 

 

 
 

ANADOLU'NUN 'GÖNÜL DAĞI' NEŞET ERTAŞ

 

Abdallık kültürünün en önemli temsilcilerinden Ertaş, yaşamı boyunca yaklaşık 400 plak, onlarca kaset ve bir o kadar 'long play' kaydetmiş, 2012'de prostat kanseri sebebiyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti.

"Bozkırın Tezenesi" olarak anılan, Türk halk müziğinin en önemli isimlerinden halk ozanı Neşet Ertaş, vefatının 5. yılında anılıyor.

Bozlak türkülerini feryat olarak nitelendiren Ertaş, 1938 yılında Kırşehirin Çiçekdağı ilçesi, Abdallar (Kırtıllar) köyünde dünyaya geldi.

Müzik hayatına kendisi gibi saz üstadı babası Muharrem Ertaş sayesinde başlayan sanatçının ilk çalgısı ise annesi Döne Hanımın çamaşır tokacına tel takmak suretiyle yaptığı oyuncak bağlama oldu.

Ertaş, müzisyen bir babanın oğlu olması sebebiyle çok küçük yaşta bağlama ve keman çalmayı öğrendi. Okula gidemeyen Neşet Ertaş, okumayı da abisi Necati Ertaşdan öğrendi.

Çocuk yaşlarında babasıyla yörenin eğlencelerinde saz çalıp türküler söylemeye başlayan "saz üstadı", Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Kırıkkale, Keskin, Yerköy, Kayseri, Yozgat gibi birçok yeri gezdi.

Türkülerinde Anadolu insanının acı ve kederini ele aldı

Babasıyla aynı ruhun insanı olduğunu belirten Ertaş, 14 yaşındayken İstanbula geldi ve babasının yazdığı "Neden Garip Garip Ötersin Bülbül" adlı türküyle ilk plağını çıkardı. İstanbul Şen Çalar Plaktan 1957de çıkan bu çalışmasıyla halk tarafından çok beğenilen Ertaş, geniş kitlelere ulaşmayı başararak, tüm Anadoluda dinlenen bir halk ozanı haline geldi.

"Türkülerin Babası", "Anadolu Efsanesi" ve "Abdal Müzisyen" gibi lakaplarıyla da bilinen sanatçı, İstanbulda iki yıl yaptığı plak, kaset ve konser çalışmalarının ardından Ankaraya yerleşti ve sanat hayatına burada devam etti. Ankara Radyosunda "mahalli sanatçı" unvanıyla programlar da yapan Ertaş, Ankarada çalıştığı bir gazinoda Leyla Hanımla tanışıp evlendi ve 3 çocuk sahibi oldu.

Eşinden, 7 yıl sonra 1970de ayrılan Ertaş, yaşadığı sağlık sorunları sebebiyle enstrüman çalamaz hale geldi ve kardeşinin daveti üzerine tedavisi için Almanyaya yerleşti. Ertaş, çocuklarının eğitimi ve sanatsal çalışmalarından dolayı uzun süre Almanyada ikamet etti.

Türkiyede çıkarmış olduğu plaklar, yaptığı radyo programları, konserler ve düğün performansları sayesinde büyük bir üne sahip olan Neşet Ertaş, Almanyadaki birinci kuşak Türk göçmenlerin de gönlünü kazandı.

Gelenekten gelen türküleri kendi üslubuyla icra eden Ertaş, 2000de İstanbulda verdiği konserle sevenlerinin karşısına yıllar sonra yeniden çıktı.

Devlet sanatçılığını kabul etmedi

Ertaş, Süleyman Demirelin cumhurbaşkanlığı döneminde kendisine teklif edilen "Devlet Sanatçısı" unvanını ise "Herkes bu devletin sanatçısı" diyerek kabul etmedi. Abdallık kültürünün son efsanesi olarak bilinen Ertaş, hayatta olduğu dönemde "Unesco Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi" kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığınca "Yaşayan İnsan Hazinesi" ilan edildi.

Eserlerinde Anadolu insanının acı ve kederini dile getirdiğini ifade eden Ertaşa, İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarı tarafından 2011de fahri doktora unvanı verildi. Aynı zamanda sanatçının bağlamadaki tavrı ve türküleri konservatuarlarda ders olarak okutuldu.

Hayatı ve eserleri Prof. Dr. Erol Parlak tarafından iki ciltlik bir kitap halinde yayımlanan Neşet Ertaş, 2012de İzmirde prostat kanseri sebebiyle tedavi gördüğü hastanede vefat etti.

Babası Muharrem Ertaşla birlikte Kırşehirde bir de anıtı bulunan Ertaş, dünyada robot heykeli yapılmış ilk saz sanatçısı oldu. Sanatçı Adil Çelikin tasarladığı "android" heykel, Kırşehir Neşet Ertaş Gönül Sultanları Kültür Evinde bağışlandı.

400ten fazla plak çıkardı

Yaşamı boyunca yaklaşık 400 plak, onlarca kaset ve bir o kadar "long play" kaydetmiş olan Neşet Ertaş külliyatının önemli bir kısmı "Kalan Müzik Yapım" tarafından 16 CD halinde piyasaya sunuldu.

Türkülerinde yoğunlukla aşk temasını ele alan sanatçının bazı albümleri ise şöyle:

"Gönül Ne Gezersin Seyran Yerinde", "Kendim Ettim Kendim Buldum", "Kibar Kız", "Gel Gayri Gel", "Türküler Yolcu", "Gitme Leylam", "Kova Kova İndirdiler Yazıya", "Seher Vakti", "Polis Lojmanları", "Benim Yurdum", "Gönül Yarası", "Zülüf Dökülmüş Yüze", "Zahidem", "Gönül Dağı", "Ölmeyen Türküler 2", "Ölmeyen Türküler 3", "Sazlı Sözlü Oyun Havaları", "Niye Çattın Kaşlarını", "Yar Gönlünü Bilenlere", "Garibin Dünyada Yüzü Gülemez", "Altın Ezgiler", "Gurban Olduğum", "Ağla Sazım", "Hata Benim", "Mühür Gözlüm"


AA

www.ulkucuradyo.com

 
Tarih       : 25 Eylül 2017
 
 

                           

                                             

                                       

rt.png (35×20) RadyoSitesiKur